Çorum Albayrak İlköğretim Okulu
 . Giriş Sayfası Yap 
  

Okul Müdürü
Salim SÖYLEMEZ

    Rehberlik Servisi
    Kaynaştırma Eğitimi
    Problem Tarama Listesi

 
Anasayfa
Misyonumuz
Vizyonumuz
Tarihçe
Personelimiz
Okulun Fiziki Yapısı
Sınıflar Album
Başarılarımız
Etkinliklerimiz
Resim Albümü
Rehberlik Servisi
Kulublerimiz
Mezunlarımız
Ziyaretçi Defteri
Site Yönetimi
Milli Eğitim Bakanlığı
Öğretmenin Pusulası
Emekli Sandığı
Mevzuat Bankası
İlsis
T.C Kimik Sorgulama
Eğitimciyiz.com
Öğretmenler Sitesi
Dersimiz.com
Eğitim Sitesi
Okul Bahçesi
Ödev Arşivi
Milli Kütüphane
Terbiye.com
İlkokuma.com
Karagöz.net
Gazete Oku
Resmi Gazete
Karnem Net
   Hangi Sayfadayım     Rehberlik Servisi.
 
ALBAYRAK İLKÖĞRETİM OKULU 2008-09 ÖĞRETİM YILI REHBERLİK SERVİSİ

                     DEĞERLİ    VELİMİZ     OKULUNUZA     HOŞGELDİNİZ 

Ülkemizin geleceği olan öğrencilerimizin yetiştirilmesi, eğitimi ve ihtiyaçlarının belirlenmesi ancak sağlıklı okul-aile İşbirliği ile sağlanabilir. Veliler, okulların olmadığı eski çağlardan bu yana çocuklarının ilk eğitimcileri olmuşlardır. İlk eğitim önce anne daha sonrada baba tarafından veriliyordu. Medeniyet ilerledikçe, evde verilen eğitimlerin yanı sıra okullar da açıldı. Bazı kaynaklarda dünyadaki ilk okulun M.Ö. 1580 yılında Mısır’da açıldığı belirtilmektedir..

Orta çağ döneminde okul-aile işbirliğinin önemi ortaya çıkmıştır. Yirminci yüz yılda ise, öğrenci-merkezli eğitimde öğrencilerin istekleri, ihtiyaçları, ilgi alanları ve geleceğe dönük amaçlarının belirlenmesi önem kazanmıştır . Yirmi birinci yüzyıla girdiğimiz şu günlerde ise dolaylı ya da dolaysız etkileşim içinde bulunan okul ve ailenin işbirliği kaçınılmazdır.

Çünkü, okulun ve ailenin sorumluluklarının nerede başlayıp nerede bittiğini kesin çizgilerle birbirinden ayırmak zordur . Bu nedenle  ülkemizde  de 1980`li yıllardan itibaren okullar da okul-aile işbirliğini zenginleştirecek çalışmalar ağırlık kazanmaya başlamıştır.

Bu toplantıların amacı sadece öğrencilerin not durumu veya davranışlarının öğrenilmesi veya değerlendirilmesi  değil, bir bütün olarak yaş ve gelişim dönemi özellikleri ve ihtiyaçlarının ne ölçüde (aile ve okul tarafından) sağlanabildiğinin değerlendirildiği bir görüşme olmalıdır.Bu görüşme ve toplantılarda hata veya hatalıyı bulmak değil karşılaşılan güçlüklerde (başarısızlık ve davranış-uyum problemlerinde) aile ve okulun işbirliği halinde neler yapılabileceği konusunda üzerlerine düşen sorumluluklarının ne olduğu ve ne oranda yerine getirdiği gibi konularda samimi iş birliğinin kurulabilmesi, bu amaçla bu toplantıların dışında velinin okula düzenli aralıklarla gelerek görüşüp yeterli  bilgi paylaşımı sağlanarak ortak çözümler bulma ve  uygulamada samimi ve gayretli olunmasının gerekliliği göz ardı edilmemelidir .

            Aile, okul-öğretmen işbirliğinin sağlanamaması halinde neler olabilir?

Böyle durumlarda öğrencinin evde ve okulda nasıl etkilenip ne yönde gelişim gösterdiği vb konulardan habersiz; farklı, benzer veya bazen de zıt etkilenmeler yaşanacağı için öğrencinin eğitimsel ve ruhsal anlamda bocalayabileceği, uyum ve başarı yönünde iç dünyasında gerekli ve yeterli güç ve motivasyonu bulamayacağı ,(yaratılışta sahip olduğu, kendi psikolojik-ruhsal iç dinamiklerini fark etme ve kabullenmede, kullanmada isteksiz, sorumsuz ve cesaretsiz davranacağı) gerçeğini göz ardı etmemek gerekmektedir.

Ondan sonra çoğu velimizin yakındığı çeşitli durumlar (her şeyi var, hiçbir şey esirgemiyoruz ama yine de çalışmıyor, isteksiz, tembel, uyuşuk, haylaz, yaramaz, saldırgan, kafa yok, gözünde çörek yok canım vb) yakınma ve suçlamalar sıkı sık yaşanır hale gelir. Arkasından sözel veya fiziksel şiddet, baskı, aşağılama, başkaları ile kıyaslama tehdit vb gibi davranışlarla çocuğun, durumunun düzelmesinde zarardan başka faydası olmayan yanlış yaklaşımlarla  çocuklar okuldan ve öğrenmeden soğutularak, başarısızlığın çoğu zaman tek ya da en büyük nedeni olarak ta kendisi görülerek bir şekilde etiketlenir, arkasındanda başarması için zorlanır.

            Oysaki en etkin ve kalıcı çözüm; okul-aile işbirliğinin yanı sıra anne-babaların çocukları ile kurdukları her türlü yaşantı, iletişim  ve değerlendirmede  yargılayıcı, aşağılayıcı, eleştirici, övücü, kıyaslayıcı vb tüm davranış ve yaklaşım türleri, belki geçici düzelme-gelişme sağlıyor gibi gözükse de sonuçta öğrencinin ilgi ve motivasyonunu söndürmeye öğrenmeye karşı isteksizlikle birlikte pasif direnç dediğimiz çalışıyor gibi yapıp gereksiz zaman harcamaya neden olur.Sonuç yine kısmen veya genel başarısızlıkla sonuçlanacaktır.

            Çözümü ise çokça okuyup kendimizi yenileyerek geliştirmek; aktif dinleme ve ben dili yöntemlerini doğru öğrenip sabırla kullanarak iletişim biçimimizi yenden yapılandırmaktan geçer…..!

                           Doğru anlaşılmış olma dileği ile…esen kalın…..

Fahrettin ÇELİK                             Dilek  YILDIRIM                 Salim  SÖYLEMEZ

Psikolojik Danışman                     Psikolojik Danışman                 Müdür

  .
Toplam Ziyaretçi 221332. İp numaranız: 38.107.191.84 Şuan Sayfada :6 Kişi Var
Çorum Albayrak İlköğretim Okulu
Tel:0364 213 17 30